Kilometresi ile oynanmış araçları anlamak için bir kaç ipucu!

Ülkemizde son dönemde ikinci el araçlara olan ilgi giderek artıyor. Bu ilginin artmasında sıfır kilometre araçlarda uygulanan yüksek vergi oranlarını etkisi oldukça fazla. Elbette ikinci el araç satın almak sıfır otomobil almaya göre daha ucuz bir yol olsa da pazardaki araçları satın almadan önce dikkatlice inceleme gerekiyor. Piyasada bulunan araçların bazılarında kilometre sayacı ile oynama söz konusu. Biz de bugünkü yazımızı kilometre sayacıyla oynanmış araçları nasıl anlayabileceğimize ayırdık.

Teknolojinin ilerlemesi ile birlikle bazı hallerde kilometresi düşürülmüş aracı anlamak kendini usta olarak tanımlayanlar için bile zor görünsede, basit ayrıntılara dikkat edilerek, aracın durumdan şüphelenmek mümkün olabilir. Araçların kilometreleri her muayene sonrası tramer kayıtlarına girer. Ancak bazı araç satıcıları muayene öncesinde aracın bir önceki muayene zamanındaki kilometreye yakın kilometrelere sayacı çekerek aracı daha az kullanılmış gibi gösterebilir.  Ülkemizde çoğu sıfır kilometre araç kullanıcısı, araçlarının kilometresi 100bin’i bulduğunda yahut bu km’yi geçtiğinde aracını değiştirmektedir. Bu rakamda kullanılmış otomobiller eğer kötü şartlara maruz kalmadıysa, kilometre düşürme ile karşılaşılmayabilir. Ama sayacı 250 bin ve üstü kilometrelerde olan araçlarda sayaç düşürme daha fazla yaşanmaktadır. Piyasada yüksek kilometre yapmış ancak iyi bakılmış hatta garajda muhafaza edilmiş araçlara da rastlamak mümkündür. Böyle kullanılmış olan araçlar yaşlanma ve kilometre belirtilerini çok fazla göstermeyebilir. Maalesef çok iyi bir araç bile olsa araç sahipleri daha iyi fiyata satış yapabilmek için yine de kilometre düşürme yoluna gidebilmektedirler. Bu tarz araçlarda kilometre düşürülmüşse anlamak çok daha zordur. Sadece aracın kilometresi ile ilgili değil, aracın yapımında kullanılan malzeme nedeniyle yapılan kilometreden bağımsız aracın yaşı ile ilgili yıpranmalar da meydana gelebilir. Çok da kaliteli omayan deri ve ham maddesi problemli plastik parçalar bu gibi durumlarda kilometreden bağımsız olarak eskiyebilir. Bazı durumlarda ise kilometresi düşük ama çok kötü kullanılmış araçlara rastlanabilir.

Özellikle kilometresi ile oynanmış araçları tanıma konusunda aşağıda sıralamış olduğumuz noktalar size 2. el araç alırken bir fikir oluşturabilir.

Aracın iç yapısı:

Gözümüze ilk çarpacak noktadan, direksiyon simidinden başlayalım. Direksiyon simidi üzerinde deri kaplama var ise özellikle sürekli tutulan kısımlarda incelme vardır veya delik, yırtık söz konusudur. Günümüzde bu deri kaplama tamamen değiştirilebiliyor. O zamanda aracın iç yapısına göre tamamen yeni görünür. Eğer araç deri direksiyonlu değilse ayrıca kaplamada bulunmuyorsa; iyice parlamıştır ve üzerinde bulunan tırtıklar da iyice düzleşmiştir. Benzer durumlar vites topuzu içinde geçerlidir.

Aracın koltuk, kapı ve yer döşemelerine gelince. Sürücü tarafındaki koltuğun kapıya bakan tarafında bulunan yükseltiler ve kapı içi döşemeleri aşırı aşınmış olurlar. Koltuğun demir iskeletini hissedebilirsiniz ve içlerindeki sünger desteği de kaybolmuştur. Gaz, fren ve debriyaj pedalları üzerinde bulunan plastik kaplamalar aşınmıştır veya üzerindeki çıkıntılar dahi kaybolmuştur. Ancak dikkat edilmelidir ki güneşin ve sıcağın da etkisi ile kumaş ve deri kalitesine bağlı olarak döşemelerde solmalar, daha erken aşınmalar meydana gelebilir. Hatta böylesi durumlar araç kullanılmadan olduğu yerde park halinde bile olsa gerçekleşebilir.

Aracın dış yapısı

Aracın üzerinde orjinal jantları bulunuyorsa sürtme ve boya atmalarının fazla olması gerekir. Jantın lastik ile birleştiği kısımlarda sürtmeden kaynaklı derin çizikler oldukça fazla bulunur. Bunun dışında yıkamadan kaynaklı yüzeysel çizikler ve matlaşmalar mevcuttur. Aksi durumda ise, yani jantlar araca göre oldukça yeni duruyor ise, boyanmış veya yeni alınmış olması muhtemeldir. Eğer üzerindeki orjinal jantları yerine replika jantlar kullanılmışsa ve yanı sıra bu jantlar oldukça yeniyse, orjinal jantların eskiliği nedeniyle değiştirilmiş olabilir. Aracın altını kontrol ettiğinizde özellikle egzoz kısmında ciddi paslanma izleri görebilirsiniz. Belki egzoz sistemi değiştirilerek yenisi de takılmış olabilir. Ayrıca şasinin kaynak yerlerinde paslanma izleri daha fazladır. Paslanma lokal bir şekilde ve ufak tefek gerçekleşmişse normal sayılabilir. Ama bu durum  aracın alt kısmında bir çok yeri sarmışsa mutlaka şüphelenmek gereklidir.

Aracın kaporta ve boya durumu konuyu daha da netleştirmeniz açısından en önemli dikkat edilmesi gereken yerlerden birisidir. Genelde koyu renkli araçlarda boyanın genelinde yüzeysel çizikler ve matlaşmalar bulunur. Bunun yanı sıra güneş yanığı olarak bilinen soyulmalar da olabilir. Böyle görüntüler aracın kötü muhafaza edildiğini ve de fazla yol yaptığını yansıtan öğelerdendir. Ancak aracı sürekli direkt güneş ışığının altında bırakmak ve yahut çok sık yıkatmak da boyanın yaptığı kilometreden bağımsız bir şekilde eskimesine yol açabilir.

Genel plastik yapılar

Aracın iç ve dış aksamında bulunan plastik parçalar güneşin, yağmur ve karın, dolayısıyla soğuk ve sıcağın, yanı sıra tozun etkisi ile zamanla matlaşır ve siyah rengini kaybeder, gri bir tona döner. Yanı sıra pütürlü yapısı düzleşir ve parlaklaşır. Bazı aksamlarda yer yer çatlamalar meydana gelir. Bu durum plastik parçaların uzun süredir kullanıldığını ve ömürlerini tamamladığını gösterir. Ayrıca sürekli güneş altında ve çok tozlu ortamlarda muhafaza edilen araçlarda da plastikler ve farlar da kilometreden bağımsız olarak erken eskiyebilir. Aracın genel yapısı itibariyle yeni duran parçalar da şüpheyi arttırabilir.